Category : Dünya Ekonomisi

Home » Archive by category : Dünya Ekonomisi

Planlı bir ekonomi (kontrol edilebilen ekonomi olarak da adlandırılır), bir hükümetin veya liderin toplumdaki mal ve hizmetlerin üretimi ve dağıtımı ile ilgili önemli kararların çoğunu veya tamamını aldığı bir ekonomik sistem olarak düşünülebilir. Genelde piyasa ekonomilerine atıf yapılır ancak arz ve talep koşulları çerçevesinde piyasa ekonomisinin oluşması planlı ekonomik sistemin doğru kurgulanması ile olumlu sonuç üretir. Nitekim eski ekonomiler tarıma bağlı idi. Tarımsal üretimin önceki yıllardan toprak üzerinde ekilecek ürünlere göre belirlenmesi eski çağlardan beri planlı ekonominin varlığını ortaya koymaktadır. Bu ekim alanlarındaki ürün, toplumun ihtiyacını karşılayamayacak düzeyde olursa talebin artmasına haliyle takastaki malların miktarının artmasına ve/veya fiyatların yükselmesine neden olacaktır. Bu da piyasa ekonomisi içinde çeşitli dengesizliklerin gözlemlenmesine sonucunu ortaya koyacaktır. Bunları engellemek adına toplumsal mal ve hizmet üretiminde merkezi karar mekanizmaları büyük önem taşımaktadır. Toplumun nerede, ne zaman, nasıl, ne koşullarda ve kimler tarafından üretim yapacağını belirleyen mekanizma planlı ekonomiler için çalış..

Read more

Karanlık ekonomide vergi kaçakçılığı ile bağlantılı olduğu varsayılan bir miktar yetersiz raporlama nedeniyle, piyasa ekonomisinde istihdam resmi istatistiklerle tam olarak belirlenememektedir. Ne yazık ki, ekonomik istatistikler kusurludur, bu nedenle boşluklar ve tutarsızlıklar veri kalitesi sorunlarına daha sık neden olur. Kara ekonominin büyüklüğüne ilişkin veriler tahminlerden ibarettir, kayıt dışı ekonomide piyasa dışı çalışma ve marjinal çalışma önemli miktarlara ulaş..

Read more

Geçim ekonomisi üretilen ürünlerin satılmasından ziyade, tüketimi  için üretime dayanan bir tarım ekonomisidir. Düşük seviyede üretim yapan ekonomileri karakterize eder, yani yaşamın temel gereksinimlerinden az fazlasını üretir aynı zamanda Üçüncü Dünya yoksulluğunun temel bileşeni ve az gelişmişliğin bir nedeni olarak görü..

Read more

Self servis ekonomi, hane halkı harcamalarının artan oranda ve büyük bir kısmının dayanıklı mallara (araçlar ve makineler gibi) bağlandığı, tüketicilerin kendileri için hizmet üretmelerine olanak sağlayan bir ekonomidir. Bazı gelişmiş kapitalist toplumlarda teknik yeniliklerin ve artan işgücü maliyetlerinin bu eğilimi teşvik ettiği ..

Read more

On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Kuzey Amerika’daki Avrupa yerleşiminin “sınırında” yaygın olan bir ekonomi. Sınırlı bir ekonominin karakteristiğini, sermaye ekipmanının ve vasıflı işgücünün kıtlığı (ve yüksek fiyatları) ve doğal kaynakların (alışveriş)  görece bolluğu (ve düşük fiyatları) oluşturmaktadır. Çünkü bu faktörler, üreticileri vasıflı işçiler ve sermaye yerine doğal kaynakları (alışveriş) kullanacaktır. Örneğin, bir kereste fabrikası, ekstra tahta parçalarının maliyeti daha iyi bir bıçağın maliyetinden daha az olduğu için büyük miktarlarda odun parçalarının oluşturduğu bir bıçak üretebilir. Yüksek doğal kaynak kullanımı ve atıklardan kaynaklanan kirliliğin uzun vadeli çevresel etkileri, doğal kaynak tabanının genişliğine kıyasla önemsiz göründükleri için göz ardı edi..

Read more

Köylü ekonomisi terimi, belirli tanımlanmış özelliklere sahip kırsal ekonomik faaliyet biçimlerini ifade eder. İlk özellik, temel üretim biriminin hane halkı olmasıdır; bu nedenle hane halkının demografik bileşimi, hacminin hacmini, hane halkı tarafından tüketilen hasılanın yüzdesini ve dolayısıyla yatırım ya da tasarruf için kullanılacak net kalan miktarın belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır. İkincisi, hane halkı gelirinin çoğunluğu tarımsal üretimden elde edilir, yani hane halkı kendi emeğine bağımlıdır. Üçüncüsü, hane halkı hayatta kalmak için tarımsal üretime bağlı olduğundan, köylü hanelerin muhafazakar ve hayatta kalmalarını tehdit edecek değişikliklere karşı dirençli oldukları varsayılmıştır. Özellikle, “ahlaki ekonomisi” denilen bir düşünce okulu ortaya çıkmıştır, köylü hane halklarının tarımın ticarileştirilmesine direneceğini, çünkü değerlerini ve inançlarını – ahlaki ekonomilerini – piyasa ilkelerinin ihlal ettiğini ve köylerdeki kişisel organizasyonlar arasındaki etkileşimin piyasa tarafından kişisel olmayan işlemlerle değiştirmeye çalıştıklarını ileri sü..

Read more

20. Yüzyılın başlarında Rusya İmparatorluğu’nun ekonomisi modern endüstri ile köylü tarımının karışımı idi. Rusya imparatorluğunun hızla büyüyen kırsal nüfusu büyük (1897: 126 Milyon, 1914: yaklaşık 170 Milyon) gelişme gösterdi. Nüfusun %15’i şehir merkezlerinde yaşamakta idi ve %10’dan daha azı endüstri de çalışmakta idi. Ekonominin en büyük sektörü olan tarım, nüfusun yüzde 80’inin geçimini sağlamaktaydı ve ..

Read more